Uyarıyı kapat
Benimle gelen pişman olmaz... Olursa ruz-i mahşerde sırtımın yükü olsun. An şart'ki bu davaya karşı sebat ve sadakatini bozmasın! (Bediüzzaman)

Basından Seçme Yazılar

porta2_viewing_only_articles_tagged_with_x

[​IMG]
“Eşit işe eşit ücret” kamuoyunda söylenir ve çalışma hayatında varsa bu konuda yaşanan farklı uygulamaların kaldırılması istenir.Yakın zamana kadar Polis/Emniyet Teşkilatı İçişleri Bakanlığı’na ve Jandarma Teşkilatı da Jandarma Genel Komutanlığı üzerinden Genelkurmay Başkanlığı’na, yani Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı idi. Esasen her iki Teşkilat da adli ve idari kolluk görevlerini, yani aynı görevi yerine getirip benzer yetkileri kullanırlar. Polis mücavir alanda, yani belediye sınırlarında ve Jandarma da mücavir alan dışında önleyici ve...
index.php?cmd=image&sfpg=KnNvemlzaWsuanBnKmE2NjBjZGI3NDllZGFmN2RkNmZhNDkwODgxNjk5NDU4
Referandum sonrası sandıklarda usulsüzlük yapıldığı iddiasında bulunan bazı muhalifler sokaklarda eylem yapmaya başladı. Yüksek Seçim Kurulu'nun bazı mühürsüz oyları geçerli kabul etmesini gerekçe olarak gösteriyorlar. İzin verirseniz, önce mühürsüz oyların nereden geldiğini ve YSK tarafından neden kabul edildiğini konuşalım. Herkesin anlaması için yaşananları tane tane ve tüm ayrıntıları ile anlatmaya çalışacağım.. Öncelikle şunun bilinmesinde fayda var. Mühürsüz pusulaların tek bir tanesi bile sahte değil. Hepsi YSK tarafından basılmış...
index.php?cmd=image&sfpg=KnNvemlzaWsuanBnKmE2NjBjZGI3NDllZGFmN2RkNmZhNDkwODgxNjk5NDU4
Geride bıraktığımız referandumun bir güzel yanı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mağlubiyeti erken kabullenmesi oldu. Şaka değil, gerçekten çok şaşırdım! Malum... Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 38'in yüzde 52'den küçük olduğuna kendisini beş günde inandırabilmiştik. Ciddi bir ilerleme!.. Bunun dışında referandum sonuçlarının verdiği çok anlamlı ve çok derin mesajlar oldu. O mesajları birazdan yazacağım ama öncelikle şunu belirtmem lazım. Bir defa hiç kimsenin MHP'li kesime laf söyleme hakkı yok. İstanbul'u MHP kaybettirmedi. Ankara'yı, Antalya'yı...
index.php?cmd=image&sfpg=Knl1c3VmX2thcGxhbjIucG5nKjQ5YzFkNzdmYzUzODQyMjEzZWEwYjFmOGZmMzdiOGVk
1-İslâmî duyarlıkları güçlü, dünyayı iyi tanıyan, vizyonu geniş, dertli bir kadro kurulmalı, çete'ler, temizlenmeli. 2-İnsanımızı çözen, İslâm'la ilişkisini sıfırlayan ''salaş'' bir kuşak yetiştiren, çocuklarımızı sığ ve değerlerimizi çözücü tüketim kültürünün kölesi haline getirerek mankurtlaştıran eğitim, kültür ve medyada devrim yapılmalı. Eğer bu üç alanda devrim yapılmazsa, 20 yıl içinde yok oluruz!Her zaman söylediğim gibi, 10 yılda yüzyılın tohumları ekilmeli. 3-Ehliyet ve liyakat sahibi insanlarla çalışmalı. Sağına ''yol...
c1DgOWCk.jpg
Evet, sevgili okurlar. Bilindiği gibi Türkiye, son referandum maratonunu bitirdi. 16 Nisan da sandık başına giden Türkiye'de katılım oranı, öncekilere oranla yüksekti… Oran yüzde 86,6 civarında oldu. ‘’Evet’’ ile ‘’Hayır’’ arasında yapılan yarıştan anlaşılan o dur ki, ‘’Evet’’ için verilen oylar yüzde 51.1’lerde seyretti. ‘’Hayır’’ ise yüzde 48,9’lara dayandı. ‘’Evet’’ oyları bir veya bir buçuk puanla artış gösterdi ise de bize göre, bu oran Cumhurbaşkanının veya Ak Partinin beklentilerini yakalayamadı. Halkın da ‘’Evet’’ diyenlerin de beklentileri, çok daha fazla yükseklerde olması...
index.php?cmd=image&sfpg=KmVuZ2luX2FyZGljLmpwZyphNGRkZjU1OTJmMzVkYmU0MGUyZGMzZWIwMDVlMDkxZA
Bu memlekette "solcular" vardır. Olacak tabii, kambersiz düğün de olmaz. Bunlar eskiden "askeri mahkemelerden" çok çekmişlerdir, anaları ağlatılmıştır. Onun için de yıllarca askeri mahkemelere karşı çıkmışlar, "tabii hâkim" (doğal yargıç) istemişlerdir. Şimdi karşılarına önemli bir fırsat çıktı. Yeni anayasa, askeri mahkemeleri kaldırıyor. Askeri mahkeme artık ancak birlik düzeyinde "disiplin konularına" bakacak, yani komutanına karşı gelene, çarşı izninde bira içerken görülene ya da genelev kapısında inzibata yakalanana falan... Askeri...
index.php?cmd=image&sfpg=Knl1c3VmX2thcGxhbjIucG5nKjQ5YzFkNzdmYzUzODQyMjEzZWEwYjFmOGZmMzdiOGVk
Türkiye, eninde-sonunda Batılılarla hesaplaşacak... Bu kaçınılmaz. Türkiye, prangalı bir ülke çünkü. Nereye, hangi alana bakarsanız bakın, prangalar var "boynunda". Bu prangaları kırmamız kaçınılmaz. Kaçınılmaz; çünkü kimliğini, yerini, yönünü, yörüngesini kısacası her bakımdan bağımsızlığını yitirmiş bir Türkiye, ayakta bile kalamaz. İşte referandum, bu açıdan Türkiye'nin prangalarından kurtulma mücadelesinde kilometre taşlarından biri. Tam da bu nedenle, Türkiye'de yapılacak bir "seçim", bütün belli başlı Batı ülkelerinin...
200850.jpg
Guardian'ın Türkiye başyazısının kilit cümlesi şuydu. “Tam Batılılaşmamış, yoksul Müslümanların kendi ülkelerini yönetmelerine izin verilemez.”​
Adamlar Türkiye'yi çoğu Türkiyeliden daha iyi analiz ediyorlar. Neden böyle? Çünkü Türkiye'yi yukarıdaki formülün tersi bir devlet/toplumsallık üzerinden yıllardır kontrol ediyorlar. Türkiye'yi, Yeni Türkiye formülü ile özgür bırakmak demek, bölgenin kontrolünü ilelebet kaybetmek demek. Yeni Türkiye'nin kurulması demek, yeni bir Ortadoğu demek. Mütevazı olmaya gerek yok; yeni bir çağın açılışı demek...
[​IMG]
Geçenlerde bir haber gördüm. Ayasofya’ya asaleten imam atanmış ve bundan böyle minarelerinden beş vakit ezan sesi yükselecekmiş. Haber beni heyecanlandırdı.
index.php?cmd=image&sfpg=Km11c3RhZmFhcm1hZ2FuLmpwZyphYzJiMjQ1MzEwMzgyNjhjNTljNzVmZTYxMTRjOGY0MQ
Tarihimizde bu kadar büyük etki yapmış başka bir oylama var mıdır bilmiyorum ama 4 Mart 1925 tarihli Takrir-i Sükûn Kanunu, toplam üye sayısı 287 olan bir TBMM'de sadece ve sadece 122 oyla kabul edilmişti dersem sanırım ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bırakın 367'yi, üye tam sayısının yarıdan bir fazlası demek olan salt çoğunluk bile yoktu ortada. Hem de ne için? Trafik Kanunu filan için değil, Türkiye'nin kaderini değiştiren kritik bir oylama için. Sordunuz, biliyorum: Peki bu kanun nasıl meşru kabul edilmişti? Vallahi orasını... Okumaya devam et...
index.php?cmd=image&sfpg=KvxzdGFkX2JlZGl1enphbWFuLmpwZyoxYTBmMTBiMzYxYzk2MTlhOWMyMDUwNzdlYzI0OTBkNg
F. Gülen fitnesini Bediüzzaman bundan 90 yıl önce tarif etmiş ve haber vermiştir. Mektubat isimli eserinde ve daha bir çok eserinde bu dehşetli zındık hakkında insanların uyanık olması ve tuzağına düşmemesi için gayret sarf etmiştir. Risale-i Nur Külliyatını okuyup bu fitneyi anlayan insanlar daha 17-25 Aralık kumpası meydana çıkmadan bu örgütün varlığını anlamış dostlarını ikaz ederek bu örgütle her türlü ilişkisini kesmiştir. Bundan yıllar önce bu bahsi de nazarlara sunarak F. Gülen’in “Süfyaniyetin 4. Rüknü” olduğunu ve çok...
Menuler
Kısyollara tıklayın!

Daha fazla bigi için!