Uyarıyı kapat
Benimle gelen pişman olmaz... Olursa ruz-i mahşerde sırtımın yükü olsun. An şart'ki bu davaya karşı sebat ve sadakatini bozmasın! (Bediüzzaman)

Mehmet ER

Risale-i nur, Bediüzzaman, video, şiir, edebiyat, tarih, kültür, program,

 
index.php?cmd=image&sfpg=Knl1c3VmX2thcGxhbjIucG5nKjQ5YzFkNzdmYzUzODQyMjEzZWEwYjFmOGZmMzdiOGVk
1-İslâmî duyarlıkları güçlü, dünyayı iyi tanıyan, vizyonu geniş, dertli bir kadro kurulmalı, çete'ler, temizlenmeli. 2-İnsanımızı çözen, İslâm'la ilişkisini sıfırlayan ''salaş'' bir kuşak yetiştiren, çocuklarımızı sığ ve değerlerimizi çözücü tüketim kültürünün kölesi haline getirerek mankurtlaştıran eğitim, kültür ve medyada devrim yapılmalı. Eğer bu üç alanda devrim yapılmazsa, 20 yıl içinde yok oluruz!Her zaman söylediğim gibi, 10 yılda yüzyılın tohumları ekilmeli. 3-Ehliyet ve liyakat sahibi insanlarla çalışmalı. Sağına ''yol...
c1DgOWCk.jpg
Evet, sevgili okurlar. Bilindiği gibi Türkiye, son referandum maratonunu bitirdi. 16 Nisan da sandık başına giden Türkiye'de katılım oranı, öncekilere oranla yüksekti… Oran yüzde 86,6 civarında oldu. ‘’Evet’’ ile ‘’Hayır’’ arasında yapılan yarıştan anlaşılan o dur ki, ‘’Evet’’ için verilen oylar yüzde 51.1’lerde seyretti. ‘’Hayır’’ ise yüzde 48,9’lara dayandı. ‘’Evet’’ oyları bir veya bir buçuk puanla artış gösterdi ise de bize göre, bu oran Cumhurbaşkanının veya Ak Partinin beklentilerini yakalayamadı. Halkın da ‘’Evet’’ diyenlerin de beklentileri, çok daha fazla yükseklerde olması...
:ustd:
(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Barla Lâhikası adlı eserinden bölümler.) Yirmi İkinci Mektubun Hâtimesindeki bahse bir zeyldir. اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ اَخِيهِ مَيْتًا 1 Gıybet şu âyetin kat’î hükmüyle nazar-ı Kur’ân’da gayet menfur ve ehl-i gıybet, gayet fena ve alçaktırlar. Gıybetin en fena ve en şenîi ve en zâlimâne kısmı, kazf-i muhsanât nev’idir. Yani, gözüyle görmüş dört şahidi gösteremeyen bir insan, bir erkek veya kadın hakkında zinâ isnat etmek, en şenî bir günah-ı kebâir ve en zâlimâne bir cinayettir, hayat-ı içtimâiye-i ehl-i imanı zehirlendirir bir hıyanettir, mesut bir ailenin hayatını mahveden bir gadirdir. Evet, Sûre-i Nur bu hakikati o kadar şiddetle göstermiş ki, vicdan sahibini titretiyor ve tüylerini ürperttiriyor. Okumaya devam et......
index.php?cmd=image&sfpg=KmVuZ2luX2FyZGljLmpwZyphNGRkZjU1OTJmMzVkYmU0MGUyZGMzZWIwMDVlMDkxZA
Bu memlekette "solcular" vardır. Olacak tabii, kambersiz düğün de olmaz. Bunlar eskiden "askeri mahkemelerden" çok çekmişlerdir, anaları ağlatılmıştır. Onun için de yıllarca askeri mahkemelere karşı çıkmışlar, "tabii hâkim" (doğal yargıç) istemişlerdir. Şimdi karşılarına önemli bir fırsat çıktı. Yeni anayasa, askeri mahkemeleri kaldırıyor. Askeri mahkeme artık ancak birlik düzeyinde "disiplin konularına" bakacak, yani komutanına karşı gelene, çarşı izninde bira içerken görülene ya da genelev kapısında inzibata yakalanana falan... Askeri...
index.php?cmd=image&sfpg=Knl1c3VmX2thcGxhbjIucG5nKjQ5YzFkNzdmYzUzODQyMjEzZWEwYjFmOGZmMzdiOGVk
Türkiye, eninde-sonunda Batılılarla hesaplaşacak... Bu kaçınılmaz. Türkiye, prangalı bir ülke çünkü. Nereye, hangi alana bakarsanız bakın, prangalar var "boynunda". Bu prangaları kırmamız kaçınılmaz. Kaçınılmaz; çünkü kimliğini, yerini, yönünü, yörüngesini kısacası her bakımdan bağımsızlığını yitirmiş bir Türkiye, ayakta bile kalamaz. İşte referandum, bu açıdan Türkiye'nin prangalarından kurtulma mücadelesinde kilometre taşlarından biri. Tam da bu nedenle, Türkiye'de yapılacak bir "seçim", bütün belli başlı Batı ülkelerinin...
200850.jpg
Guardian'ın Türkiye başyazısının kilit cümlesi şuydu. “Tam Batılılaşmamış, yoksul Müslümanların kendi ülkelerini yönetmelerine izin verilemez.”​
Adamlar Türkiye'yi çoğu Türkiyeliden daha iyi analiz ediyorlar. Neden böyle? Çünkü Türkiye'yi yukarıdaki formülün tersi bir devlet/toplumsallık üzerinden yıllardır kontrol ediyorlar. Türkiye'yi, Yeni Türkiye formülü ile özgür bırakmak demek, bölgenin kontrolünü ilelebet kaybetmek demek. Yeni Türkiye'nin kurulması demek, yeni bir Ortadoğu demek. Mütevazı olmaya gerek yok; yeni bir çağın açılışı demek...
index.php?cmd=image&sfpg=KnNob3dfaW1hZ2UuanBnKmQ0YTIyZGFiNGNmYjkxYTFhZjYyNGQ1MDNhNzI1OTBm
Namık Kemal’in Hayatı Ve Rüya Adlı Makalesi
Hürriyet aşığı, vatanperver, mütedeyyin, çalışkan, prensiplerinden taviz vermeyen bir fikir ve düşünce adamı olan Namık Kemal, Tanzimat Fermanı’nın ön gördüğü düzenlemelerin uygulamaya konulduğu yıllarda 21 Aralık 1840 tarihinde Tekirdağ’da dünyaya geldi. Çocukluk yıllarında Kırım Savaşı çıkmış, savaşın bütün olumsuzluklarının yaşamıştı. Babası Mustafa Asım Bey ve annesi Fatma Zehra Hanım Namık Kemal’in bu olumsuzluklardan etkilenmemesi için Zehra Hanım babasının yanına Abdüllatif paşanın...
[​IMG]
Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin varis ve vekil olarak tayin ettiği talebelerinden merhum Mustafa Sungur Ağabeyimiz 1 Aralık 2012 tarihinde İstanbul’da vefat etmişti... Bugün vefatının 4. yıl dönümü. Rahmet dualarımızla anıyoruz. Mustafa Sungur ağabey hatıralarını, Ömer Özcan’ın Ağabeyler Anlatıyor-1 kitabına anlatmıştı.
[​IMG]
Polisler, Anayasa’ya göre, Askeri personel ile aynı kıdeme sahip. Fakat ek gösterge de bazı eşitsizlikler söz konusu. Subay, astsubay veya askeri personelin ek göstergesi, 3600 iken; polislerin ek göstergesi 3000.
[​IMG]
Geçenlerde bir haber gördüm. Ayasofya’ya asaleten imam atanmış ve bundan böyle minarelerinden beş vakit ezan sesi yükselecekmiş. Haber beni heyecanlandırdı.
Menuler
Kısyollara tıklayın!

Daha fazla bigi için!