Mehmet ER

Mehmet ER, Risale-i Nur, Bediüzzaman,Din,İslam,Kuran,Hadis,Tarih,Edebiyat,Şiir,Sanat

Uzun zamandır yazmak içimden gelmiyor. Zira mevsim hak sözün rağbet gördüğü mevsim değil. Kulakların sağır olduğu bir çağda dudak ile yapılan haykırışlar anlamsızdır. Bizim lisanımızda da kalplere tesir edecek esrar olmadığı için yazmamayı tercih ettim.

Bugün uyanır uyanmaz gönlüme Kerbela hüznü düştü. Onların başına gelen mukadderatı düşündüm. Rasulullah’ı (sav) düşündüm. Neden Rabbin en sevgili kulu iken her birimizin başına gelebilecek en ağır sınavların en büyükleri ona verilmişti? Anasız, babasız, kimsesiz bırakılmış, bir beşerin...
Bir ay önce, yani doların 7.15 seviyelerinde olduğu dönemde, Katar Emiri Al Sani, Türkiye'ye 15 milyar dolar doğrudan destek verdiklerini açıkladı.
Ne için?
Ekonomik olarak diz çökertilmeye çalışan Türkiye'yi ayakta tutabilmek için. Ekonomik darbe ile rehin alınmaya çalışılan Erdoğan'ın elini rahatlatmak için değil mi?
Peki...
Şimdi bir hayal kur sevgili kardeşim.
Erdoğan'ın gelen o parayı maliye ve hazine kayıtlarına geçirmeden, doğrudan kendi faizli hesabına aktardığını, hatta gelen faizle çocuklarına maaş bağlattığını düşün!
Bitmedi!..
[​IMG]
Anayasa Mahkemesi, Ayasofya'nın ibadete açılmasına talepli bir bireysel başvuruyu gündemine aldı. Yüksek Mahkeme başvuruyu yarın karara bağlayacak.
246502.jpg
Cemaatleri, özellikle de Nur cemaatlerini yakından takip eden Odatv yazarı Asiye Güldoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Nurcular'a nasıl baktığını ve ne düşündüğünü yazdı.
[​IMG]
Gazeteci Mehmet ALi BULUT ile MORAL FM de Bakış Açısı programında yapılmış güncel konular üzerinde çok önemli bir söyleşi...​
[​IMG]
Yeni kabinenin ABD tarafından yakından takip edildiğini söyleyen Habertürk Washington Temsilcisi Serdar Turgut " Amerika’nın bazı planlarını bozduğu için ve bağımsız, güçlü kararlar verebildiği için sevmiyorlar ve bunu çoğu net de ifade ediyorlar. Ama Erdoğan’a yönelik müthiş bir saygı var, bu kesin." dedi.​
1-İslâmî duyarlıkları güçlü, dünyayı iyi tanıyan, vizyonu geniş, dertli, çaplı öncü bir kadro kurulmalı; kifâyetsiz, muhteris, kendi çıkarlarını düşünen ruhsuz tipler temizlenmeli.
İlke şu: Yol, sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür...
2-Değerlerimizi çözen, İslâm’la ilişkisini sıfırlayan ‘’salaş’’ bir kuşak yetiştiren, gençlerimizi sığ, ruhsuz Batı kültürünün kölesi haline getirerek mankurtlaştıran eğitim, kültür ve medyada devrim yapılmalı.
Eğer bu üç alanda devrim yapılmazsa, 20 yıl içinde yok oluruz! Her zaman söylediğim gibi, 10 yılda 100 yılın tohumları ekilmeli.
3-Ehliyet ve liyakat sahibi insanlarla çalışmalı.
Sağına ‘’yol açacak’’ Hz. EBUBEKİR, soluna ‘’adaleti hatırlatacak’’ Hz. ÖMER KARAKTERi yerleştirmeli.
Risale-i Nur talebesi akademik personel olarak, görev yaptığımız illerde kendi aramızda yaptığımız Risale-i Nur derslerinden başka, yılda bir defa da Türkiye’nin her tarafından ulaşımın diğer illere nisbeten kolaylığı sebebiyle Ankara’da yaptığımız toplantılarda, Mehmet Kutlular’ın bizim için randevu almasıyla Süleyman Demirel’i de ziyaret ederdik.
Adalet Partisi Genel Başkanı ve Başbakan olduğu o dönemde Süleyman Demirel, yaptırmış olabileceği araştırma ve değerlendirme çalışmaları ile Yeni Asya Gazetesi’nin “Türkiye’deki tüm Risale-i Nur talebelerinin temsilcisi, sözcüsü ve yayın organı” bir gazete olmadığını mutlaka bildiği halde, “siyasette bir oy’un bile değerli olması” ve muhtemelen tüm Risale-i Nur talebesi seçmenlerden oy alamayıp sadece Yeni Asya okuyucularından alabileceği kadar bile olsa alabileceği oy sayısını partisi için kazanç sayması sebebiyle, Yeni Asya gazetesinin imtiyaz sahibi Mehmet Kutlular’a muhatap olur ve onunla bazen telefonla veya bizzat görüştüğünden bahsedilirdi.